Son Yazılar
Aktaş’ tan Meclis Araştırma Önergesi

Aktaş' tan Meclis Araştırma Önergesi

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA Türkiye’de seçim süreçlerinde ve son yerel seçimde yaşanan usulsüzlüklerin ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla; Anayasanın ...

Devamını oku...

Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesinde Yaşanan Doktor Sıkıntısını Meclise Taşıdı

Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesinde Yaşanan Doktor Sıkıntısını Meclise Taşıdı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesinde Yaşanan doktor sıkıntısı ile ilgili, aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın ...

Devamını oku...

Serhat’taki seçim çalışmaları devam ediyor

Serhat'taki seçim çalışmaları devam ediyor

Yerel seçimlere 4 gün kalmasına rağmen çalışmalarını tam hız sürdüren BDP, Göle, Bulanık, Karaçoban, Malazgirt, Edremit ve Tuşba’da düzenlenen halk ...

Devamını oku...

Göl, tarih ve yüz binlerin Newroz buluşması

Göl, tarih ve yüz binlerin Newroz buluşması

“Biji Serok Apo” ve “Bijî aşitî”, “PKK halktır halk burada”, “Bê Serok jiyan nabe” sloganları ile Newroz alanına doğru yürüyen ...

Devamını oku...

Aktaş, “31 Mart’a kadar Newroz’u her yerde kutlayalım”

Aktaş, 31 Mart’a kadar Newroz'u her yerde kutlayalım

Van’ın Gevaş ilçesinde, Newroz binlerce kişinin katılımıyla coşku içinde kutlandı. İlçe merkezindeki kutlama alanı PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları, PKK ...

Devamını oku...

Doğubayazıt’ ta Newroz Ateşi Yakıldı

Doğubayazıt' ta Newroz Ateşi Yakıldı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde Newroz kutlaması binlerin katılımı ile coşku ile kutlandı. BDP Doğubayazıt ilçe binası önünde bir araya gelen binlerce ...

Devamını oku...

Önder’den yeni HDP’ li vekillere ‘Hûn bi xêr hatin’

Önder'den yeni HDP' li vekillere 'Hûn bi xêr hatin'

BDP milletvekilleri Gülser Yıldırım, Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak ve İbrahim Ayhan, HDP'ye dönük son saldırılar karşısında düzenlenen bir tören ile ...

Devamını oku...

Aktaş’ tan Meclis Araştırma Önergesi

oylar

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Türkiye’de seçim süreçlerinde ve son yerel seçimde yaşanan usulsüzlüklerin ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla; Anayasanın 98 inci, İçtüzüğün 104 ve 105 inci maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve talep ederiz.

Kemal AKTAŞ
Van Milletvekili

Gerekçe

 İlk çağ uygarlıklarından günümüze kadar halkın yönetim süreçlerine ne şekilde ve hangi araçlarla katılacağı ve yönetimleri ne şekilde denetleyeceği hep tartışma konusu olmuştur. Toplumun çeşitli sosyal katmanlardan meydana gelmiş olması ve toplumsal yaşamın çeşitliliğinden hareketle günümüz demokratik rejimleri ağırlıklı olarak kabul görmüştür.

 Demokratik yaşamı esas aldığını iddia eden kimi ülkelerde halen insan hak ve özgürlüklerinin bir şekilde kısıtlanması ve denetim altına alınması gerektiği düşüncesi yaygın bir uygulama olarak sürdürülmektedir. Kuşkusuz bu tür rejimlerin demokrasileri şekli demokrasiler olarak kalmaktadır. Günümüz toplumunun ihtiyaç duyduğu yönetim biçimi şekli demokrasiler değil Özgürlükçü Radikal Demokratik yönetimlerdir.

  Çağdaş demokrasilerde halk iradesinin sağlıklı bir şekilde yönetim organlarına yansımasının temel araçlarından birisi de serbest seçimlerdir. Bu yönüyle partilerin ve adayların propaganda özgürlüğünden tutalım, seçimin her aşamasında özgürce çalışma yürütebilmelerine kadar; seçimlerin her aşamasının açık ve şeffaf olması büyük önem taşımaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1946 yılında çok partili siyasi hayata geçilmesiyle birlikte seçim hileleri ve seçimlerin güvenliği konusu da gündemdeki yerini almıştır.  Öyle ki;21 Temmuz 1946 yılında yapılan ilk çok partili genel seçimi adli denetim dışında “açık oy gizli tasnif” ve çoğunluk sistemine göre yapılarak şaibeli seçim olarak tarihteki yerini almıştır.

Sonraki yıllarda yapılan her genel ve yerel seçimlerde de seçim hileleri ve seçimlerin güvenliği, oyların tasnifi, sandık kurullarının belirlenmesi, oy kullanma, sandık sonuçlarının tutanağa bağlanması, oyların seçim kurullarına taşınması ve teslimi vb. konularda da önemli şaibeli durumların yaşandığı kamuoyunun gündemindeki yerini hep koruya gelmiştir.

Her seçim sonrasında günlerce ve bazen aylarca süren şaibe ve usulsüzlük iddiaları halk iradesinin özgürce sandığa yansıması konusunu tartışmalı hale getirmektedir. Bu iddialar beraberinde seçimi kazanan adayların ve partilerin meşrutiyetini tartışmaya açmakta ve giderek halkta siyasetçilere karşı güvensizliğin gelişmesine yol açmaktadır.

Öte yandan seçimlerin açık ve şeffaf olmadığına ve tarafsız kurullarca yeterince denetlenmediğine inanan adaylar ve partiler sandık kurullarını ve rakiplerini kendi yöntemleriyle baskı altına almaktadır. Bu durum her seçimde çeşitli nedenlerle onlarca yurttaşın hayatını kaybetmesine neden olan olayların yaşanmasına yol açmaktadır. 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde çeşitli illerde meydana gelen benzer olaylarda 10’un üzerinde yurttaş hayatını kaybetmiş ve onlarcası da yaralanmıştır.

Önceki yıllardaki seçimlerde olduğu gibi 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde de pek çok yerde usulsüzlükler ve şaibeli durumların yaşandığına dair yüzlerce başvurunun seçim kurullarına yapıldığı bilinmektedir. Pek çok seçim çevresinde seçimlerin iptal edilerek yenilenmesi yönünde verilen kararlarda şaibeli durumların yaşandığını kanıtlamaktadır.

Dünyanın çeşitli ülkelerinde gelişen bilimsel ve teknolojik imkânlar kullanılarak oy kullanma işlemlerinde şaibeli durumlar en aza indirilebilmektedir. Örneğin aralarında Brezilya, Hindistan ve Venezüalla’nında bulunduğu çok sayıdaki ülke doğrudan kayıt yapan elektronik oy makinesi kullanarak seçimlerini gerçekleştirmektedir.

 Yine çoğu Avrupa ülkesinde internet yoluyla oy kullanma uygulaması da kullanılan başka bir yöntemdir.

Belirtilen gerekçelerle Türkiye’deki seçim uygulamalarında yaşanan şaibeli durumların araştırılması ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi için; Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

facebooktwittermailby feather

Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesinde Yaşanan Doktor Sıkıntısını Meclise Taşıdı

hastalardan_doktor_tepkisi_h13466

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesinde Yaşanan doktor sıkıntısı ile ilgili, aşağıdaki sorularımın Sağlık Bakanı Sayın Mehmet MÜEZZİNOĞLU tarafından Anayasanın 98. İç Tüzüğün 96.ve 99. Maddesi gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

Van Milletvekili
Kemal AKTAŞ

Hükümetleriniz döneminde sağlık hizmetleri alanında reformlar adı altında yapılan değişiklikler yoluyla; halkın sağlık hizmetlerine erişmesi tümüyle piyasanın insafına terk edilmiş durumdadır.

Gerek kamu hastanelerinin fiziki koşulları gerekse de uygulanan personel politikası nedeniyle; yoksul halkın hizmet almak zorunda kaldığı kamu hastanelerinde doktor bulmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir.

Kamu hizmetlerinin eşitsiz sunulması nedeniyle zaten ciddi mağduriyetler yaşayan Van halkı; uzun bir süredir Bölge Kadın ve Doğum Hastanesinde doktor yokluğu nedeniyle günlerce muayene sırası beklemektedirler.

Van sivil toplum örgütlerinin yaptığı açıklamalara göre kamu hastanelerine doktor ataması yapılmayarak bu kurumların özel sektöre devrinin planlandığı iddia edilmektedir.

Bu bağlamda;

1- Van Bölge Kadın Ve Doğum hastanesinde 21 doğum doktoru kadrosu bulunmasına rağmen neden sadece 8 doktor görev yapmaktadır? Boş bulunan kadrolara doktor atanmamasının nedeni nedir?

2- Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesine günde kaç hasta başvuru yapmakta ve bunların kaçı muayene olabilmektedir? Muayene olamayan hastalara kaç gün sonrasına randevu verilmektedir?

3- Van ilimiz dışında da Muş, Hakkâri, Ağrı, Iğdır gibi yakın illerin de hastalarına hizmet veren Van Bölge Kadın Ve Doğum Hastanesinde yaşanan doktor sıkıntısının giderilmesi için aldığınız önlemler nelerdir? Ne zaman ihtiyaç duyulan doktor atamalarını yapmayı düşünüyorsunuz?

4- Van İlimiz genelinde hasta başına düşen sağlık personeli sayısı, hemşire, doktor, sağlık memuru, yataklı tedavi imkânı vb. bazında kaç kişidir? Dünya sağlık örgütünün belirlediği oranlarla kıyaslandığında Van ilimizde kaç sağlık personeli açığı bulunmaktadır?

5- Bakanlığınıza bağlı kamu hastanelerinin gerekli alt yapı ve personel ihtiyacının giderilmemesi yoluyla vatandaşların özel sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi şeklinde bir politikanın uygulandığı ve bu kuruluşların özel sektöre devir edileceği iddiaları doğru mudur?

6- Hükümetleriniz döneminde Van ilimizde kamu hastanelerine ayrılan bütçe ve ödenek tutarları ile özel sağlık kuruluşlarına yapılan teşvik vb. ödeme tutarları ne kadardır?

7- Van ilimizin de içinde bulunduğu bölge illerinde görev yapan sağlık personellerinin bölgede görev yapmalarını özendirecek tedbirler almayı düşünüyor musunuz?

facebooktwittermailby feather

Serhat’taki seçim çalışmaları devam ediyor

v-26-03-14-bdp-secim-edremit1

Yerel seçimlere 4 gün kalmasına rağmen çalışmalarını tam hız sürdüren BDP, Göle, Bulanık, Karaçoban, Malazgirt, Edremit ve Tuşba’da düzenlenen halk şöleni, köy ve esnaf gezileri ile halkın desteğini istedi. Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş Kürt halkının 21. yüzyılda artık statüsüz yaşayamayacağını dile getirdi.

Van’ın merkez ilçesi Edremit’te seçim çalışmaları kapsamında BDP Edremit Belediye Eş Başkan adayı Sevil Rojbin Çetin, BDP Van İl Başkanı Musa İtah’la birlikte Yeni Mahalle’de düzenlenen halk toplantısına katıldı. Bir diğer Eş Başkan Adayı Abdulkerim Sayan ise Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş ve BDP Van Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayı Bekir Kaya ile Edremit merkezde düzenlenen toplantıda halkla bir araya geldi. Halkın yoğun ilgi gösterdiği toplantıda ilk olarak konuşan Kemal Aktaş, Kürt halkının 21. yüzyılda artık statüsüz yaşayamayacağını dile getirdi. Ortadoğu coğrafyasında anti-demokratik yöntemlerle yönetilen ulus devletlerdeki egemen zihniyetin Kürt halk gerçekliğini yüz yıllardır görmezden geldiğine dikkat çeken Aktaş, Kürtlerin artık bunu hiçbir şekilde kabul etmeyeceğini ve bunun için büyük bedeller ödediğini söyledi. Ortadoğu’ da ve Türkiye’de siyasetin tıkanma noktasına geldiğinin altını çizen Aktaş, “Bu gün tüm Ortadoğu ülkelerinde ve özelde de Türkiye’de siyaset tıkanmış bir vaziyettedir. Mevcut yönetim şekilleri ve diktacı ulus devlet anlayışı artık özgürlüğü susamış halkların taleplerine karşılık veremiyor. Kürt hareketi nasıl ortaya koyduğu devrimci duruşla tüm dünyada sol, sosyalist kesimlere pratiğiyle örnek olmuşsa; önüne koyduğu demokratik özerklik modeliyle tüm dünyaya ve Ortadoğu coğrafyasına yeni bir soluk getirecektir. Mevcut tekçi zihniyetin ürünü olan ulus devletlerin miadı dolmuştur. Bu çağın ruhuna insan profiline asla uygun değildir ulus devletler. Bu çağın yeni yönetim şekli Kürt hareketinin ortaya koyduğu yerelde yönetimleri esas alan demokratik özerk yapılanmalarla halkın kendini özgür ifade edebildiği yönetim şekilleridir. Türkiye’de de artık özerk bölge sistemiyle yerelden yönetimi esas alan siyasi yapının oluşturulmasının zamanı çoktan gelmiştir. Demokratik özerklik asla ayrıştırıcı değildir. Kürtlerin özerk bir yapı içinde yaşamalarını istemelerini ‘ayrışmacı’ olarak görenler tamamıyla günümüz güncel siyasetinden uzaktırlar. Demokratik özerklik Türkiye halkların açısından ayrıştırıcı değil tam tersine halkın taleplerine cevap veren ve halkları ortak paydalarda birleştirecek bir siyasal yapılanmadır “ dedi.

Bekir Kaya ise Öcalan’ın 21 Mart 2013 Diyarbakır Newrozuyla ortaya koymuş olduğu barış deklarasyonu ile başlayan seçim sürecini AKP’nin yerel seçim sürecinde kendileri başlatmış gibi bir hava vererek bunun üzerinden oy tacirliği yapmaya çalıştığını söyledi. Kürt halkının çözüm süreciyle beraber doğacak barışa stratejik ve kalıcı bir tarzla yaklaştığına dikkat çeken Kaya, hükümetin ise çözüm sürecine taktiksel yaklaşarak bunu her seçim olduğu gibi 30 Mart seçimleri öncesinde de oy tacirliği, avcılığı yapmak amaçlı kullanarak günü birlik siyaset üretmenin peşinde olduklarını söyledi. Öcalan’ın başlatmış olduğu sürecin her şekilde arkasında olduklarının altını çizen Kaya, 30 Mart seçimlerinde Kürt halkının yine barıştan yana tavır göstererek BDP’ye oy vereceğini söyledi.

KAYNAK: DİHA

facebooktwittermailby feather