aktaş

Aktaş, “Kemal Pirleri ve devrim şehitlerini asla unutmayacağız”

v-06-02-14-catak-secimburo-acilis-kemal-aktas

Van’ın Çatak ilçesinde BDP İlçe Örgütü, çarşı merkezinde seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Açılışa, Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, BDP Van İl Başkanı Musa İtah, Van Belediye Başkanı Bekir Kaya, BDP Çatak belediye eş başkan adayları Celalettin Bartu ile Evin Keve katıldı.

 Van’da sabah erken saatlerde gelenleri karşılamak için BDP Çatak İlçe Örgütü önünde biraraya gelen yüzlerce kişi, Aktaş ve beraberindekileri karşılamak için araçlarla ilçe girişine geçti. İlçe girişinde toplanan kitle içerisinde bulunan gençler karla kaplı tepelere “Apo” yazarken, dev boyutta PKK bayrağı açtı. Kitle tarafından PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posterinin yanı sıra Rojava’da yaşamını yitiren YPG’lilerin fotoğraflarının yer aldığı dövizler açılırken, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Bijî berxwedana YPG’e” sloganları atıldı. İlçe merkezine uzun araç konvoyu ile gelen Aktaş ile eş başkan adayları ilçe binası önüne büyük bir coşku ile ulaştı.

Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunulmasının ardından konuşan BDP Van İl Başkanı Musa İtah, ilçede birlik ve beraberlik mesajı verildiğini belirterek, “Çatak halkının Kürt özgürlük hareketine olan özlemi son bulacaktır. Bugün Çatak tarihi bir gün yaşadı. Demokratik özerklik Rojava’da hayat buldu. Biz de Van’da 14 belediyenin tamamını alarak Rojava’yı selamlayacağız” dedi. BDP Çatak Belediye Eş Başkan Adayı Evin Keve ise çok zor şartlar altında bugüne gelindiğini dile getirdi. Ayrım yapılmaksızın hizmet edeceklerini dile getiren Keve, değerlere sahip çıkarak gece gündüz demeden çalışacaklarını ifade etti. Keve, “Seçimi kazanarak Önder Apo’yu özgürleştireceğiz. Bu seçimler Kürt halkının özgürlük ve özerklik seçimi olacaktır” dedi. Keve’nin ardından söz alan Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, direnişin kalesi olan Diyarbakır zindanından Mazlum Doğan, Kemal Pir ve Hayri Durmuş’un devrimci selamlarını getirdiğini dile getirdi. Aktaş, “Kemal Pirleri ve devrim şehitlerini asla unutmayacağız. Kürt halkı üzerinde kirli oyunlar oynayarak siyasi operasyonlarla bizleri alıp cezaevlerine doldurdular. Bizi kimi zaman öldürerek kimi zaman tutuklayarak irademizi kırmaya çalıştılar. Kürt halkı bu saldırılara büyük bir direniş ile cevap verdi. Mazlumların yolunda ve öncülüğünde Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü alana kadar ve zindanlardaki tüm yoldaşlarımızı özgürleştirene kadar canla başla çalışacağız” diye konuştu.

Aktaş’ın konuşmasının ardından yüzlerce kişi seçim bürosunun açılışının yapılacağı yere doğru yürüyüşe geçti. İlçe merkezinde bulunan iki seçim bürosunun açılışın ardından Aktaş ve beraberindekiler Van’a dönerken, eş başkan adayları seçim çalışmalarına devam etti. Öte yandan ilçede bağımsız aday olan seçim bürosu açan Yahya Ertaş, seçim bürosunu BDP’ye devrederek adaylıktan çekildiğini duyurdu.

KAYNAK: DİHA

facebooktwittermailby feather

Aktaş, ’21. yüzyılda Kürt halkı kendi özgürlüğünü alacaktır’

agr-21-01-14-tutuklu-vekiller-agri-miting15

Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda tahliye edilen 5 milletvekili, Serhat turu kapsamında geldikleri Ağrı ve Tutak ilçesinde coşkulu şekilde karşılandı. Vekiller konuşmalarında, yerel seçimlerde Ağrı’ya büyük görevlerin düştüğüne vurgu yaptı.

BDP milletvekilleri Selma Irmak, Gülser Yıldırım, İbrahim Ayhan ve Faysal Sarıyıldız ile Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş, tahliye edilmeleri vesilesiyle dün başladıkları Serhat turu kapsamında bugün Ağrı’nın Tutak ilçesinde BDP seçim bürosunun açılışına katılmalarının ardından Ağrı kent merkezine geçti. Ağrı’nın Hamur ilçesinde vekilleri karşılayan yüzlerce yurttaş kent merkezine doğru yola çıktı. Kent merkezine giriş yapan milletvekilleri büyük coşku ile karşılanırken, parti binası önüne geçen kitle demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulundu. Mitingde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın posterleri, PKK ve YPG bayrakları açıldı.

‘Rojava ruhuyla sizleri selamlıyorum’
Burada yurttaşlara hitap eden BDP Ağrı İl Eş Başkanı Halef Keklik, Ağrı’nın direnişin kalesi olduğunu ve yıllarca hayal ettikleri kendini yönetme isteğini 30 Mart’ta başaracaklarını dile getirdi.
Ardından söz alan BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, “Bizim zindanlardan çıkmamız bir başlangıçtır. Ama daha binlerce arkadaşımız cezaevinde. Ne zaman onların hepsi özgür olursa o zaman biz de özgür oluruz. Daha Önderliğimiz zindandadır. Önderliğimiz özgür olana kadar bu mücadelemiz devam edecektir. Ben sizlere bir müjde vereyim, bugün Rojava demokratik özerkliğini ilan etmiştir. Rojava ruhuyla sizleri selamlıyorum” dedi.

‘Kürt halkı özgür olana kadar mücadele edeceğiz’

Konuşması sık sık, “Bê Serok jiyan nabe”, “Bê jin jiyan nabe” sloganları ile kesilen BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak ise hiçbir zaman umutlarını kaybetmediklerini dile getirdi. Ağrı halkının mücadelesini selamlayan Irmak, “Daha kazanacağımız çok büyük şeyler var önümüzde. Daha siyasi tutsaklarımız özgür değil. Daha Kürt halkının iradesi özgür değil. Onlar da özgür olduktan sonra en büyük kutlamayı biz yaparız. Kürt halkının mücadelesinin duracağını sananlar ancak kendilerini kandırdılar. Bir zamanlar Ağrı Dağı başında ‘Ölü Kürdistan buradadır’ diyenler bugün görsünler bu meydanları. Tüm dünya bilsin 21. yüzyıl Kürt halkının yılı olacaktır” diye konuştu.

‘Kürt halkı hiçbir zaman zalimlerin önünde boyum eğmedi ve eğmeyecek’

BDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan da Çanakkale Cezaevi’nde 21 Mart 1998 Newroz günü bedenini ateşe veren Sema Yüce’ye dikkat çekerek, “Onlar yolumuzu aydınlatanlardır. Onları şükran ve hürmetle anıyoruz. Değerli Ağrı halkı; biliyorsunuz yüzyıllardır Kürt halkı asimilasyon ve soykırıma uğratılmıştır. Kürt halkı kölece bir yaşama mecbur bırakıldı. Ama Kürt halkı hiçbir zaman zalimlerin önünde boyun eğmedi ve eğmeyecek de. Biz bu günlere gelinceye kadar büyük bedeller ödedik. Ama şimdi bu meydanda bu bedellere rağmen dik duruşumuzla düşmana inat özgürlük türkülerini söylüyoruz. Bu duruşla özgür yaşamı inşa etme mücadelemiz gittikçe güçleniyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde özgürlük yürüyüşü olan 30 Mart seçimlerinde başarmamız lazım. Sizler hileyle, zorbalıkla, 2009′da mevcut belediyenin nasıl elimizden alındığını unutmuş değilsiniz. Bu nedenle bütün Ağrı halkının 30 Mart seçimlerine kadar gece gündüz demeden kendi öz yönetimlerini oluşturmak için çalışacaklarına inanıyorum. Demokratik özerk bir Kürdistan’a Ağrı’dan selam olsun diyoruz” dedi.

‘Özgürlük ateşi Rojava’da yakılmış ve tüm Kürdistan’a yayılmaktadır’

Kadının özgür olmadığı bir toplumun özgür olmayacağını dile getiren BDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ise Rojava’da yaşanan devrime değindi. Yıldırım, “Bugün özgürlük ateşi Rojava’da yakılmış ve tüm Kürdistan’a yayılmaktadır. Kürt sorunu çözülmeden, demokratik özerklik ilan edilmeden, yorulmadan mücadeleye devam edeceğiz. Kürt halkının özgürlüğü Ortadoğu halklarının özgürlüğü olacak” vurgusu yaptı.

’21. yüzyılda Kürt halkı kendi özgürlüğünü alacaktır’

Son olarak söz alan Van Bağımsız Milletvekili Kemal Aktaş da Kürt halkının artık eskisi gibi olmadığını ve demokratik özerkliğin inşası için çalıştığını kaydetti. Aktaş, “Vekilliği çalınan bir diğer arkadaşımız Hatip Dicle’nin de bu gün aramızda olması gerekirdi. Ama arkadaşımız daha zindandadır. 21. yüzyılda Kürt halkı kendi özgürlüğünü alacaktır ve bunu tüm dünyaya ispatlayacaktır” dedi.

Konuşmaların ardından seçilmişler ve beraberindekiler Ağrı’nın Eleşkirt ilçesine geçti.

KAYNAK: DİHA

facebooktwittermailby feather

Aktaş’ tan Yerleşim Adlarının İadesi İle İlgili Meclis Araştırması

guroymak-norsin
    Van Milletvekili Sayın Kemal AKTAŞ, ismi değiştirilen tüm yerleşim yerlerinin önceki isimlerinin TBMM araştırma komisyonu yoluyla açığa çıkarılması için TBMM Başkanlığına aşağıdaki araştırma önergesini sunmuştur.
     Bilindiği gibi son günlerde eski yer adlarının iadesi ile ilgili gelişmeler yaşanmaktadır.
     Ancak bu gelişmenin  ismi değiştirilen tüm yerleşim yerlerini kapsayıp kapsamayacağı
belirsiz durumdadır. Öncelikle ismi değiştirilen tüm yerleşim yerleri ve coğrafi yerlerin önceki adlarının sağlıklı bir şekilde açığa  çıkarılarak isim değişikliği taleplerinin yapılması gerekmektedir. çünkü bazı yer adları birden fazla isimlerle anılmakta ve karışıklıklar yaşanmaktadır.

GEREKÇE

Yer adları bir toplumun sosyal ve kültürel yapısı ile bulundukları, kullanıldıkları mekânın tarihi geçmişi ve coğrafya özellikleri hakkında önemli ipuçları taşırlar. Yer adları insanlığın ve uygarlığın izlerini taşırlar. Toplumların coğrafi mekânla bütünleşmesinin göstergesidirler. Bu yönüyle bir yerin adının değiştirilmesi koca bir tarihi mirasın yok edilerek asimilasyona tabi tutulmasını ifade eder.

Yer isimlerini değiştirme tuhaflığı İTTİHAD VE TERAKKİ CEMİYETİ’ nin güçlü olduğu 1913-1918 yılları arasında başladı. Gerekçe olarak isimlerin Türkçeye Mugayir (aykırı) olması gösterildi. 1925’te Artvin ilinde “Meclis-i Umumiye-i Vilayet”( İl Genel Meclisi)  kararıyla Gürcüce olan yerleşim yerlerinin adları büyük oranda değiştirilmiş. Ardından 1940 yılında İçişleri Bakanlığının hazırladığı 8589 sayılı genelge ile ad değiştirme faaliyetleri devlet politikası olarak resmileşmiştir. 1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile yer adlarının değiştirilmesi işlemleri yasal bir dayanağa kavuşturulmuş,1957 yılında da “Ad Değiştirme İhtisas Kurulu” kurulmuştur. Kurulun bileşimine bakıldığında bilimsel kaygılardan çok siyasal kaygılarla oluşturulduğu gözlenmektedir. Bu kurulun hızını alamayarak “tarihi değeri olan yer adlarını” da değiştirmeye başlamasından dolayı 1978 yılında çalışmaları durdurulmuştur.

Kurul kurulduğu 1957 ‘den 1978 tarihine kadar 75 bin yerleşme yerinin adını incelemiş ve bunlardan 28.000 kadarını değiştirmiştir. Tabii yer adlarından da 2000 yer adını değiştirmiştir. 1983 yılında tekrar kurulun çalışmasına izin verilerek 280 tane yerleşim yerinin adının daha değiştirilmesi sağlanmıştır.

Türkiye deki toplam köylerin %35 nin (12.000 köy)adı bu kurulca değiştirilmiştir. İsim değiştirme işlemi sırasında en çok Türkçe olmayan ya da olmadığı düşünülen yerlerin adı değiştirilmiştir. Bu kapsamda bazı Türkçe isimlerde Türkçe olmadığı gerekçesiyle değiştirilmiştir. Örneğin Kırkkilise adı KIRKLARELİ, Bozok adı YOZGAT olarak değiştirilmiştir. Kısmen aynı adlı yerleşim yerleri karışıklığa mahal vermemek adına değiştirilmiş olmakla beraber, ağırlıklı olarak Kürt, Gürcü, Tatar, Çerkez, Laz, Arap, Ermeni dillerinde adlandırılmış yer isimleri değiştirilmiştir. Ayrıca içinde Kızıl, Çan, Kilise Muhacir gibi kelimeler içeren yer adları da değiştirilmiştir.

Etnik olarak Kürtlerin, Lazların, Gürcülerin, Çerkezlerin, Arapların, Alevilerin, Ermenilerin ve diğer etnik ve dini toplulukların yaşadığı yerleşim yerlerinin adlarını değiştirmeye Türkçeleştirmeye öncelik ve önem verilmiştir.

Yerleşim yerlerinin adlarının değiştirilmesi sürecine paralel olarak yukarıda adları sayılan farklı dillere, inançlara ve kültürlere mensup topluluklar yaşamın her alanında katı bir asimilasyona da tabi tutulmuşlardır. Anadolu’nun ve Mezopotamya’nın önemli zenginlikleri olan farklılıklar ulus devlet ideolojisine kurban edilerek; kendi öz kimlikleri ve kültürlerinden arındırılmaya çalışılmıştır. Bu politik yaklaşım neticesinde bin yıldır bir arada yaşayan Anadolu ve Mezopotamya halkları önemli trajediler yaşamak zorunda kalmışlardır.

30 Eylül 2013 tarihinde hükümetin açıklamış olduğu demokrasi paketinde eski yer adlarının iade edileceği beyan edilmiştir. Kamuoyun da önceki ismi bilinen DERSİM, TİLLO, NORŞİN vb gibi yerlerin dışında da binlerce yerleşim yerinin adının değiştirildiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. Öyle ki bazı yerleşim yerlerin birden çok isimle anıldığı da bilinen bir gerçektir.

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana çeşitli gerekçelerle adları değiştirilen tabii coğrafyalar ile yerleşim yerlerinin önceki isimlerinin sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarılması ve Eski yer adlarının iadesi sürecinde yeni karışıklıklara mahal verilmemesi için; Meclis Araştırması açılması gerekmektedir.

facebooktwittermailby feather